DC

Wonder Woman #24 ve #25 – İnceleme: Birinci Bölümün Sonu

Wonder Woman #24 ve #25 – İnceleme: Birinci Bölümün Sonu
Abdurrahman Yaltır

Evet, bu sayıyla Wonder Woman Rebirth serisinin ilk hikaye örgüsünün sonuna geldik. Yoğunluğum dolayısıyla 24. sayının incelemesini yapamamıştım ne yazık ki. Bu yazıda bu 2 sayıdan öte hikayemizin birinci bölümünün bitmesinden dolayı daha genel bir değerlendirme yapmaya çalışacağım.

Öncelikle 25 sayılık bu hikaye örgüsünün gidişatından ve vardığı noktadan kişisel olarak memnun olduğumu belirtmek isterim. Greg Rucka’nın 25 sayılık bu seri sonrası karakteri getirdiği noktanın tatmin edici olduğunu ve daha önce çok kez orijini anlatılan bir karakteri özünden bir şey kaybettirmeden ve buna rağmen de hala geçmişinde ilginç ve farklı detaylar yaratıp anlatabilmesinin takdire değer olduğunu düşünüyorum. Tabii ki yaptığı bazı köklü değişikliklerin (Themyscira’ya hiç gitmemiş olması gibi) sonuçlarını ya da diğer yazarların ellerinde ne kadar bu şekilde süreceğini beklemek gerekiyor. Şu an dünya üzerinde film dolayısıyla devam eden büyük bir Wonder Woman hype’ı bulunuyor. İleride de bu konu hakkında bir yazı yazmak istiyorum aslında. Film bence iyi ki zaten ön gösterim sonrası görüşlerimi belirttiğim bir yazı da yazmıştım, ancak biraz gereğinden fazla övüldüğünü ve uzun vadede bunun karaktere ve gelecek olan diğer filmine negatif bir şekilde yansıyacağını düşünmekteyim. Bu da bence Marvel filmleri, Batman v Superman ve Suicide Squad sonrası beliren ve benim insanlarda oluştuğunu düşündüğüm bir algı bozukluğundan kaynaklanıyor. Dediğim gibi ileride bu konu hakkında da bir yazı yazmayı düşünüyorum ancak bu konuya girmemin sebebi sadece bu serinin, filmi beğenen insanlar tarafından okunması durumunda karakteri daha iyi tanımalarını sağlayacağı ve Wonder Woman işte böyle bir kararkterdir dedirten bir seri olması.

1

Okumakta olduğum Rebirth serilerden en sevdiklerim şu an için Batman ve Wonder Woman (bu arada Superman o kadar kötü ki bir ara bunun hakkında da yazmak istiyorum). Ancak tüm seriler karakterleri daha parça parça ve farklı hikayeler içerisine sokarak anlatıyorlar. Mesela Batman’in geçmişi hakkında daha fazla şey öğreneceğimiz bir Riddler/Joker serisi şu sıralar başladı. Ancak Wonder Woman‘ın en önemli artılarından biri de 25 sayı boyunca farklı zamanlarda da geçse tek bir hikayeyi anlatması ve bu sayede geçmişini, şu anını ve karakterinin altını çok sağlam şekilde doldurması oldu. Tabii ki karakterler uzun süredir tanıdığımız ve haklarında çok şey bildiğimiz karakterler. Ancak Rebirth evreninde geçmişleri nasıl şekillenecek, ne gibi değişiklikler olacak tam olarak bilemiyoruz. Ama ben şu an Wonder Woman‘ın Rebirth geçmişinin ne olduğunu, kapasitesini, bundan sonra ne beklemem gerektiğini çok iyi bilmekteyim. Kafamdaki acabalar güzel bir şekilde silindi ve bundan sonra gelecek ve biraz da epik gözüken hikaye örgüsünü de sağlam ve bildiğim temeller üzerinde beklemenin rahatlığını ve heyecanını hissediyorum.

25. sayının bir Justice League görevi ile başlaması da final sayısı için değişik ve beklenmedik bir başlangıç olmuş. Ayrıca bu başlangıç da Diana hakkında yeni bilgiler sunulması açısından faydalı olmuş. Seri içerisindeki sayılardan biri Diana‘nın silah vurulmasıyla bitmiş ve sanki ölme ihtimali varmış gibi bir son yaratılmıştı ve bu beni rahatsız etmişti. Abzürt bir örnek ama çok sevdiğiniz ve dünyanın en iyisi olarak gördüğünüz bir futbolcunun Football Manager oyununda çok düşük istatistiklere sahip olduğunu düşünün. Benim için yarattığı his bu olmuştu. Neredeyse Superman‘e denk olan bir karakterin bu şekilde gösterilmesi beni dediğim gibi rahatsız etmişti. Justice League kısmında Wonder Woman‘ın gücünün bir kısmının gösterilmesi beni memnun etti. Bu sayıda farklı olarak sinirli Wonder Woman‘ı da görmüş olduk. Yani 25 sayı boyunca karakterin her yönünü bir şekilde ufak da olsa görmüş olduk.

2

Son olarak bahsedeğim şey de (Greg Rucka‘dan çok bahsettik) çizer Liam Sharp ve Nicola Scott. Seri boyunca özellikle Liam Sharp’ın detaylı çizimleri zaman zaman çok etkileyiciydi. Ancak ben ikisinin de Wonder Woman çizimine bir türlü alışamadım ve pek de sevemedim. Bu tamamen subjektif bir yorum tabii ki. Umarım bir sonraki çizerimizin Diana tasviri daha çok hoşuma gider. Serinin varyant kapaklarını çizen Jenny Frinson da umarım varyant kapaklarını çizmeye devam eder.

Hikaye gidişatı olarak da ne kadar sevsem ve övsem de 25 sayılık bir durağanlık var. Bu karakterimizi tanımak ve yaratılan duygusal atmosfer için çok faydalı olsa da ben yeni hikaye örgüsünün daha epik ve aksiyon dolu (ki öyle gözüküyor) olması gerektiğini düşünmekteyim.

3

[aas_zone zone_id="66334"]
Yorum eklemek için tıklayın

Cevap Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla DC

Untitled 6

Gülümseyin: Joker Fragman İncelemesi

Bulut Şimşek12 Nisan 2019
img_4393.jpg

Titans’da Batman’i Game of Thrones Yıldızı Oynayacak!

Emre Türkoğlu12 Nisan 2019
img_4392-1.jpg

Lucifer 4. Sezonu Ne Zaman Yayınlanacak? (Fragman)

Emre Türkoğlu11 Nisan 2019
elba

Idris Elba Yeni Suicide Squad’ta Deadshot’ı Canlandırmayacak!

Must6 Nisan 2019
Suicide-Squad-2-James-Gunn-Directing-Reboot

James Gunn’ın Devraldığı Suicide Squad Filminin İsmi Belli Oldu!

Orkan5 Nisan 2019
dailymotion_k3v9C3m1PMMJ5YteJt8

Joker Fragmanındaki Bruce Wayne’i Yakaladınız Mı?

Arif Emre4 Nisan 2019
Joker-Joaquin-Phoenix

“Joker” Fragmanı Yayınlandı!

Orkan3 Nisan 2019
Comics-FeatureArt-692375002

Okuduklarım #1: Kısa ve Öz Değerlendirmeler

M. Engin Topaloğlu23 Şubat 2019
ben_0

Ben Affleck’ten Hayranları Yıkan Söz: “I Am Not Batman!”

M. Engin Topaloğlu17 Şubat 2019

Cizgiroman.com’da bulunan tüm yazı, resim video ve içeriklerin telif hakları Cizgiroman.com'a aittir. İzinsiz ve referans gösterilmeden paylaşılamaz.


Contact: emre[at]cizgiroman.com
info[at]cizgiroman.com

Copyright © 2019 Cizgiroman.com Tüm Hakları Saklıdır.